Yazıma şu günlerin klasik serzenişi ile başlamak isterim.
"Hava da çok sıcak ha." Ama öyle olum. Cidden.
İşte geçen
Sena adlı insan ile İstanbul'a gittik.Eğlendik. Oha kivili çay içtim. yeşil böyle. değişik. Beylerbeyi sarayına gidelim fikrim dalga konusu oldu -_-
Sonra senanın söylemlerini anlamak için dekoder kullanmak lazım. ŞİFRELİ KONUŞUYOR zira. "şimdei 15b ye binelim ordan 18bye geçeriz hımhım" gibi.
Bir de şey oldu ya otobüste dönerken kızın bacağına depuk atıp " amma gezdik haa" dedim. Kendimi kontrol edemiyorum bazı. İşte Marmara Üniversitesi haydarpaşa kampüsünün başında indik, hani benim tercih ettiğim fakülteye bakalım diye. Sonra bakmaktan vaz geçtik aşaa kadar yürüdük. Bu da günün mallığı olarak kayda geçsin.
Devamı için
bkz.
Assassin's Creed oynuyorum. Güzel oyun detaylı düşünmüşler falan. Türklerin elinde bulundurduğu topraklarda askerler sana saldırırken
"yakalayın onu"
"geber kafir"
"çekil yolumdan yoksa ezerim" falan diyorlar. Değişik.
Hamiş: Bu yazı tamamiyle amaçsız.
"Hamiş"i de öyle değişik bir kelime kullanayım diye yazdım. Dedim ya amaçsızım diye.